Basında Çıkan Haberler

Prof. Dr. Mehmet Emin Sakarya, Dr. Mehmet Emin Sakarya, Mehmet Emin Sakarya, Mehmet Emin Sakarya Radyoloji, Mehmet Emin Sakarya Özgeçmiş, Mehmet Emin Sakarya Haberler, Akademisyen, Prof, Dr, Mehmet, Emin, Sakarya, Profesör, Doktor, Mehmet, Emin, Sakarya, Radyoloji Uzmanı

Toraks Tutulumu Gösteren Lenfomalarda Radyolojik Bulgular

Sakarya ve ark. Van Tıp Dergisi: 5 (3): 132-135, 1998 Toraks Tutulumu Gösteren Lenfomalarda Radyolojik Bulgular M. Emin Sakarya*, Bülent Özbay**, Halil Arslan*, Mehmet Gencer**, Erkan Ceylan**, Kemal Ödev*** Özet: Çalışmamızın amacı, toraks tutulumu gösteren lenfomalarda radyolojik bulguların değerlendirilmesidir. Çalışma grubu 2 enstitüde 1990-1997 yılları arasında incelenen toplam 28 hastadan oluşmaktadır. Ortalama yaş 34.8 olan (6 – 67 yaş arası) hasta grubunda 15 erkek, 13 kadın bulunmaktaydı. Tüm hastaların direkt radyografi ve bilgisayarlı tomografi (BT) incelemeleri yapıldı ve retrospektif olarak değerlendirildi. Tüm hastalarda histopatolojik tanı elde edildi. Anahtar kelimeler: Lenfoma, toraks, bilgisayarlı tomografi. Genellikle primer torasik neoplazm olmamasına rağmen, lenfomalar mediasten, hilus ve akciğer parankim tutulumu göstermeye eğilimlidirler ve tanı konulduğunda sıklıkla toraks tutulumu gösterirler (1). Direkt radyografi ve bilgisayarlı tomografi (BT) toraksın radyolojik incelemesinde önemli yeri olan iki yöntemdir. Biz bu çalışmada, her iki yöntemle toraks tutulumu gösteren lenfomalı olgularda radyolojik bulguları araştırdık. Gereç ve Yöntem 1990-1992 yıllarında Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi ve 1995-1997 yıllarında Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesinde tanı konulan toplam 28 lenfomalı hasta çalışma kapsamına alındı. 15 erkek, 13 kadın bulunan hasta grubunun tümüne akciğerlerin konvansiyonel radyografi ve BT incelemeleri yapıldı. Konvansiyonel akciğer radyografisi posteroanterior ve lateral pozisyonda derin inspiryum sonrası nefes tutturularak alındı. BT incelemeleri ise hasta supin pozisyonda yatırılıp nefes tutturularak, 10 mm kesit kalınlığı ve 10 mm kesit aralığı kullanılarak yapıldı. Gerek görülen lezyon bölgelerinden 2 veya 5 mm kalınlığında kesitler alındı. Ayrıca 17 olguya IV kontrast madde verilerek kontrastlı inceleme yapıldı. İncelemelerde 3. jenerasyon Toshiba 600S (Toshiba Corp, Japon) ve Hitachi 450W (Hitachi Corp, Japon) BT cihazları kullanıldı. Konvansiyonel radyografi ve BT görüntüleri retrospektif olarak incelendi ve iki yöntem ile elde edilen bulgular birlikte değerlendirildi. *Yüzüncü Yıl Üniv. Tıp Fakültesi, Radyoloji ABD, Van 132 Van Tıp Dergisi, Cilt: 5, Sayı: 3, Temmuz/1998 **Yüzüncü Yıl Üniv. Tıp Fak. Göğüs Hast. ABD, Van ***Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Radyoloji ABD, Van Yazışma adresi: Yrd. Doç. Dr. M. Emin SAKARYA Yüzüncü Yıl Üniv. Tıp Fakültesi, Radyoloji ABD, Van Olguların 16’sına lenf nodu biyopsisi (9’una supraklavikuler, 4’üne servikal, 3’üne aksiller lenf bezi biyopsisi), 2’sine plevra biyopsisi, 4’üne açık akciğer biyopsisi, 4’üne mediastinoskopi yardımıyla mediastinal lenf nodu biyopsisi, 2’sine toraks duvarı biyopsisi ile histopatolojik tanı konuldu. Bulgular Olgularımızın yaş ortalaması 34.8, yaş aralığı 6-67 olarak bulundu. Toraks tutulumu gösteren 28 lenfomalı olgumuzun 16’sına Hodgkin lenfoma (HL), 12’sine ise non-Hodgkin lenfoma (NHL) tanısı konuldu. Radyolojik olarak, HL’lı 16 olgunun 10’unda (%62.5) mediastinal ve/veya hiler lenfadenopati, 6’sında (%37.5) düzensiz konturlu nodüler lezyonlar tarzında akciğer parankim tutulumu, 8’inde (%50) plevral efüzyon, 3’ünde (%18.8) solid plevral lezyon, 3’ünde (%18.8) peribronşial ve/veya perivasküler kalınlaşmalar izlendi. NHL’lı 12 olgunun ise 6’sında (%50) mediastinal lenfadenopati, 5’inde (%41.7) plevral efüzyon, 5’inde (%41.7) solid plevral lezyon, 6’sında (%50) peribronşial ve/veya perivasküler kalınlaşma, 1’inde (%8.3) nodüler tarzda infiltrasyon alanları, 2’sinde (%16.7) toraks duvarında fuziform tarzda solid kitle, 1’inde (%8.3) toraks duvarında bulunan kitlenin yaptığı kot destrüksiyonu görüldü. Bu bulgularla toplam 28 olgunun 7’sinde tek radyolojik bulgu (%25), 14’ünde 2 radyolojik bulgu (%50) ve 7’sinde (%25) ise 3 radyolojik bulgu saptandı. Buna göre 21 olguda (%75) 2 veya daha fazla bulgu izlendi. Tartışma Lenfoma tedavisindeki gelişmeler ve terapötik seçenek olarak kemik iliği transplantasyonunun eklenmesi ile hastaların yaşamı uzamıştır (2). Toraksı Tutan Lenfomalarda Radyolojik Bulgular Bilindiği gibi malign lenfoma HL ve NHL olarak ikiye ayrılmaktadır. Nedeni bilinmeyen lenfoproliferatif bir hastalık olan HL, tanı konulduğu anda veya daha sonra yetersiz tedavi ve tümör yayılımı gibi nedenlerle sık olarak toraks tutulumu gösterir. HL’da %50 hastada toraksta lenfadenopati bulunur (1). Çalışmamızda HL bulunan olguların %62.5’inde mediastinal lenfadenopati bulundu. Bunların %30’unda hiler lenfanenopati de eşlik etmekteydi (Resim 1). Böylece en sık görülen bulgu mediastinal lenfadenopati oldu. Resim 1. 31 yaşında Hodgkin lenfomalı bayan hasta. APA akciğer radyografisinde sol hilus normalden büyük boyutlarda ve radyodens olarak izlenmekte. B- üst kesitlerde mediastinal lenfadenopatiler bulunan olgunun kontrastlı BT incelemesinde sol hilusta pulmoner artere komşu kontrast tutulumu göstermeyen hiler lenf adenopati görülmekte. HL lenf nodundan başlar ve yayılır. Torakstan başlar ise mediastinal lenf nodları istisnasız büyürken, hiler lenf nodları daha az sıklıkla büyüme gösterir. Sadece hiler lenf nodlarının büyümesi ise nadirdir (3). Mediastinal lenf nodlarının sıklık sırasına göre tutulumu paratrakeal, bifurkasyon, anterior mediasten ve daha nadirende posterior mediasten, diafragma çevresi lenf nodları şeklindedir. HL’da akciğer parankim tutulumu %25-40 oranında olur. Hastalığın başlangıcında akciğer tutulumu nadir görülür. Akciğer parankim tutulumuna genelde hiler veya mediastinal lenfadenopati eşlik eder. HL hilus ve mediastenden pulmoner parankime yoğun lenfatik ağ ile yayılır ve genelde bronkovasküler ağı izler (1). Akciğer tutulumu interlobuler, perivasküler ve peribronşial lenfatik kanalların ve intrapulmoner küçük lenf nodlarının tutulmasıyla olur (3). Bunun sonucunda fokal birikimler pulmoner nodüler dansiteleri, lenfatik genişlemeler ise interstisyel infiltrasyonu meydana getirir (1). Çalışmamızda HL’lı olgularda görülen parankim tutulumu olguların %37.5’inde düzensiz konturlu nodüler lezyonlar (Resim 2), %18.8’inde peribronşial ve/veya perivasküler kalınlaşma şeklindeydi. A Resim 2. 38 yaşında Hodgkin lenfomalı bayan hastanın BT incelemesinde her iki akciğerde çok sayıda düzensiz konturlu nodüler lezyonlar görülmekte. NHL heterojen lenforetiküler malignensi grubudur. Heterojenite nedeni sınıflandırma zorluğu ve tedavinin hastalığın evresine ve hücre tipine göre değişmesidir (4). NHL, HL’dan immünolojik orijini, histolojik yapısı ve prognozu ile farklılıklar gösterir. NHL’nın %43 oranında intratorasik tutulum gösterdiği bildirilmiştir. Mediastinal ve hiler lenfadenopatiler, akciğer parankim tutulumu görülebilir. Pür parankim tutulumu nadirdir. Akciğer parankiminde nodüler infiltrasyon alanları, ayrı nodüller ve septal kalınlaşmalar gibi farklı radyolojik görünümler izlenebilir (1). Çalışmamızda NHL bulunan olguların %50’sinde lenfadenopati, %50’sinde peribronşial ve/veya perivasküler kalınlaşma, %16.7’sinde toraks duvarında fuziform tarzda solid kitle görüldü. Böylece en sık görülen bulgu lenfadenopati ve B Van Tıp Dergisi, Cilt: 5, Sayı: 3, Temmuz/1998 133 Sakarya ve ark. peribronşial ve/veya perivasküler kalınlaşma tarzında akciğer parankim tutulumu oldu. Lenfomanın akciğer parankim tutulumu genelde sekonder olur (5,6). Radyolojik görünümleri çok geniş varyasyonlar gösterir (7,8). Bu bulgular akciğerlerin lenfatik sisteminin anatomik yapısı ile açıklanabilir (5). Bu en sık, tutulan hiler veya mediastinal lenf nodlarından tümörün direkt olarak retrograd yayılımı ile olur. Bununla birlikte, parankimal tutulum multipl odaktan antegrad yayılım ile de olabilir (9). Hematojen yayılımın nadir olduğuna inanılır. Akciğer tutulum sıklığı hastalığın seyrine ve yapılan tedaviye göre değişir. Akciğer tutulumu sıklıkla asemptomatiktir ve klinik tanı zordur. Pulmoner lenfomanın diğer hastalıklardan radyolojik olarak ayırıcı tanısı zor olabilir (2). Ancak çalışmamızda da görüldüğü gibi toraks tutulumu gösteren lenfomalarda birden çok patolojik bulgu görülme oranının yüksek olması ve görülebilecek radyolojik bulguların tanımlanmış olması ayırıcı tanıya yardım edebilir. Resim 3. 20 yaşında non-Hodgkin lenfomalı erkek hasta. A- PA akciğer radyografisinde sağ hemitoraks lateral duvarında yerleşen konveks konturlu ekstrapulmoner kitle lezyon ve sağ aksiller bölgede yumşak doku yoğunluğu görülmekte. B- BT incelemesinde sağ hemitoraks lateral duvarında ve aksiller bölgede solid kitle bulunmakta, akciğer ve mediastende patolojik bulgu görülmedi. Malign lenfoma komşu mediasteni veya akciğer dokusunu tutmaksızın izole yumuşak doku kitlesi şeklinde toraks duvarını tutabilir. En sık tutulan bölge ön toraks duvarının pektoral ve subpektoral bölgeleridir (10). Toraks duvarında lokalize tümörün yayılımını saptamada direkt radyografi ve klinik yöntemler yetersiz kalırken, BT daha ayrıntılı bilgi vermektedir (10,11). Olgularımızdan 2’sinde radyolojik olarak akciğer dokusu tutulmaksızın toraks duvarında yumuşak doku yoğunluğunda düzensiz sınırlı kitle lezyon görüldü. Direkt radyografide seçilemezken BT’de kitle sınırları tam olarak değerlendirilebildi (Resim 3). Toraks BT’nin lenfomanın evrelenmesi ve takibindeki önemi kanıtlanmıştır. BT mediastinal lenfadenopati ve göğüs duvarı invazyonu tayininde direkt radyografiden daha iyidir (12). Ancak hala az gelişmiş birçok ülkede, BT görüntüleme pahalı olduğundan mediastinal lenfomalı hastaların tedaviye verdiği yanıtın takibinde akciğer radyografisi kullanılmaktadır (13). Bizim çalışmamızda BT daha pahalı bir yöntem olmakla birlikte toraks tutulumu gösteren lenfomalarda hiler ve mediastinal lenfadenopatilerin saptanmasında, akciğer parankim tutulumunda lezyon konturunun ve iç strüktürünün değerlendirilmesinde, plevral lezyonların gösterilmesinde direkt radyografiden daha fazla bilgi verdiği görülmüştür. Sonuç olarak toraks tutulumu gösteren olguların %75’inde birden çok radyolojik bulgu bulunmuştur. Bu farklı radyolojik bulguların birlikte görülmesi lenfomanın diğer hastalıklardan ayırıcı tanısında yararlı olabilir. Toraks tutulumu gösteren lenfomalarda verdiği radyolojik bulgular ile hastalığın tanısında BT önemli bir yere sahiptir. A Radiologic Findings in the Lymphoma of the Thorax Abstract: The aim of the study was to evaluate the radiologic findings in the lymphoma of the thorax. The study population consisted of 28 patients from two institutions between 1990 and 1997. All patients had both plain radiography and computed tomography (CT). The group included 15 men and 13 women with a mean age of 34.8 years (between 6 – 67). The plain radiography and CT scans were retrospectively evaluated to identify the lesions. The histopathological diagnosis was obtained in all patients. B Key words: Lymphoma, thorax, computed tomography. 134 Van Tıp Dergisi, Cilt: 5, Sayı: 3, Temmuz/1998 Toraksı Tutan Lenfomalarda Radyolojik Bulgular Kaynaklar 1. Robert Pugatch Thoracic neoplasms. In: Putman CE, Ravin CE, eds. Textbook of Diagnostic Imaging. WB Saunders Company Philadelphia, 1994, pp 562-580. 2. Lewis ER, Caskey CI, Fishman EK. Lymphoma of the lung: CT findings in 31 patients. AJR 1991;156:711-714. 3. Ivan Hyde: Tumours of the lung, In: Textbook of Radiology and Medical Imaging . Edited by David Sutton, Vol 1, Fourt Ed. London, Churchill Livingstone, 1987, pp 421-441. 4. Khoury MB, Godwin JD, Halvorsen R, Hanun Y, Putman CE. Role of chest CT in Non-Hodgkin lymphoma. Radiology 1986;158:659-662. 5. Castellino RA. Hodgkin disease: practical concepts for the diagnostic radiologist. Radiology 1986;159:305-310. 6. Hoppe RT. The contemporary management of Hodgkin disease. Radiology 1988;169:297-304. 7. Balikian JP, Herman PG. Non-Hodgkin lymphoma of the lungs. Radiology 1979;132:569-576. 8. Shuman LS, Libshitz HI. Solid pleural manifestations of lymphoma. AJR 1984;142:269- 273. 9. Rose RM, Grigas D, Strattemeir E, Harris NL, Linggood RM. Endobronchial involvement with non-Hodgkin’s lymphoma: a clinical-radiologic analysis. Cancer 1986;57:1750-1755. 10. Press GA, Glazer HS, Wasserman TH, Aronberg DJ, Lee JKT. Thoracic wall involvement by Hodgkin disease and non-Hodgkin lymphoma: CT evaluation. Radiology 1985;157:195-198. 11. Cho CS, Blank N, Castellino RA. Computerized tomography evaluation of chest wall involvement in lymphoma. Cancer 1985;55:1892-1894. 12. Meyer JA, Linggood RM, Lindfors KK, McLoud TC, Stomper PC. Impact of thoracic computed tomography on radiation therapy planning in Hodgkin disease. J Comput Assist Tomogr 1984;8:892-894. 13. Wernecke K, Vassallo P, Hoffmann G, Peters PE, Poetter R, Rummeny E, Koch P. Value of sonography in monitoring the therapeutic response of mediastinal lymphoma: comparison with chest radiography and CT. AJR 1991;156:265-272. Van Tıp Dergisi, Cilt: 5, Sayı: 3, Temmuz/1998 135

Düzce Tıp Fakültesi Dergisi 2014


ARTERİA VERTEBRALİS’İN VARYASYONLARI: MULTİDEDEKTÖR BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİK ANJİYOGRAFİ ÇALIŞMASI

16(3): 9-12 9 1 Mahinur Ulusoy 2 Musa Acar 3 Serpil Acar 1 İsmail Zararsız 4 Mehmet Emin Sakarya 1 Mevlana Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Anatomi AD, Konya 2 Mevlana Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Yüksekokulu, Fizyoterapi AD, Konya 3 Konya Numune Hastanesi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü, Konya 4 Necmettin Erbakan Üniveritesi, Tıp Fakültesi, Radyoloji AD, Konya Submitted/Başvuru tarihi: 10.07.2013 Accepted/Kabul tarihi: 05.09.2014 Registration/Kayıt no: 13.07.309 Corresponding Address / Yazışma Adresi: Doç. Dr. İsmail ZARARSIZ Mevlana Universitesi Tıp Fakültesi, Yeni Istanbul Cad. No: 235, 42003 Selçuklu, Konya. E-posta: izararsiz@hotmail.com ÖZET Amaç: Bu çalışmanın amacı Türk Toplumu’na ait arteria vertebralis’e ait varyasyonları MDBT angiographi’de tespit edip, arteria vertebralis’in sık görülen orjin varyasyonlarını ve arteria subclavia’dan çıkış seviyelerini belirlemektir. Gereç Yöntem: Arteria vertebralis’e ait 64 kesitli MDBT imajları kullanılarak oluşturulan (31- 86 yaş arası 64 erkek, 32 kadın) 96 hastanın MDBT angiographi görüntüleri incelendi. Bulgular: Çalışmada arteria vertebralis’in orjin seviyelerinin incelenmesinde erkeklerde en fazla Th1-2 vertebra, kadınlarda ise Th1 vertebra düzeyinden arteria vertebralis’in çıktığı gözlendi. Arteria vertebralis’e ait altı farklı vakada varyasyon tespit edildi. Bu varyasyonlardan A. vertebralis’in dört vakada arcus aortadan (% 4.1), bir vakada arteria carotis communis’ten (%1) köken aldığı, bir vakada ise sol tarafta olmadığı (%1) sağ arteria vertebralis’in kafa tabanında tek başına arteria basillaris’i oluşturduğu tespit edildi. Sonuçlar: Türk Toplumu’nda oldukça sık görülen arteria vertebralis varyasyonlarının bilinmesi vertebrobasiler yetmezlik semptomlarının açıklanmasında önemlidir. Bu varyasyonların tespit edilmesi nöroloji, nöroşirurji ve kardiyovasküler cerrrahi uzmanları ve radyologlar açısından çok faydalı olacaktır. Anahtar Kelimeler: Arteria vertebralis, varyasyon, multidedektör BT anjiografi. ABSTRACT Objective: The aims of this study are detecting Turkish Society’s vertebral artery variations identified on MDCT angiograpy and determining origin variations of vertebral arteries and their arising level from subclavian artery. Materials and Methods: MDCT angiographic images of 96 patiens (31-86 years old, 64 male and 32 female) were evaluated. Images were obtained using 64 slice multidedector CT scan images of vertebral artery. Results: In this study, investigations of origin levels of vertebral arteries showed vertebral artery mostly originated from Th1-2 vertebrae in males and vertebral artery mostly originated from Th1 vertebrae in females. In six different vertebral artery cases variations were detected. Among these variations, in four cases vertebral arteries originated from aortic arch (4.1%), in one case vertebral artery is originated from common carotic artery (1%). One patient’s (1%) left vertebral artery was absent, the right vertebral artery alone created basilar artery in the basis cranii. Conclusions: Knowledge of vertebral artery variations that were frequently detected in Turkish society is important in explaining the symptoms of vertebrobasiler insufficiency. Identification of these variations will be very useful for neurology, neurosurgery and cardiovascular surgery specialists and radiologists. Keywords: Arteria vertebralis, variation, multidetector CT angiograpy. GİRİŞ Arteria (a.) vertebralis, her iki tarafta boyun kökünün derininde A. subclavia’nın ilk dalı olarak başlar. A. vertebralis yukarı doğru ilerleyip ilk altı servikal vertebraların foramen transversarium’larından geçerek foramen magnum’dan kafa boşluğuna girer. A. vertebralis’de bir asimetri söz konusudur. Sol a. vertebralis sağ artere göre dominanttır ve arka beyin kanlanmasının büyük bir kısmını sağlar. A. vertebralis’ler cranium içerisinde kısa seyirden sonra orta hatta birleşerek a. basilaris’i oluşturur. A. basilaris, a. carotis interna’lar ile birlikte circulus arteriosus cerebri’yi (Willis poligonunu) oluşturarak beynin kanlanmasını sağlar (1-4). Arteria vertebralis’e ait varyasyonlar incelendiğinde orjin yeri varyasyonları oldukça sık ARTERİA VERTEBRALİS’İN VARYASYONLARI: MULTİDEDEKTÖR BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİK ANJİYOGRAFİ ÇALIŞMASI Variations of vertebral artery: Multidetector Computerized Tomographic Angiography Study © 2012 Düzce Medical Journal e-ISSN 1307- 671X www.tipdergi.duzce.edu.tr duzcetipdergisi@duzce.edu.tr DÜZCE TIP FAKÜLTESİ DERGİSİ DUZCE MEDICAL JOURNAL ORİJİNAL MAKALE / ORIGINAL ARTICLE görülmektedir. Bu varyasyonlar vertebral artere ait darlık ve aterom plaklarının arterin başlangıç yerinde daha sık görülmesinden dolayı ciddi vertebrobasiller yetmezlik semptomlarına yol açabilir. (5,6). Arteria vertebralis’e ait varyasyonlar sağda ve solda yer almasına göre farklılık göstermektedir. Orjin yeri varyasyonları, solda direkt arcus aortadan (6-11), a.carotis communis sinistra ile a. subclavia sinistra arasından (6,12-16) çıkabilmektedir. Ayrıca a. carotis communis sinistradan çıkması ve sol a. vertebralis’in çift orjinli olması da diğer varyasyonlar arasındadır (6,17-20). Sağ a. vertebralis’te ise direkt arcus aortadan (6-11), a. carotis communis dextra’dan (6,21) ve truncus tyrocervicalis’ten (22) köken alan çıkış varyasyonları görülebilmektedir. Sağ a. vertebralis’in çift orjinli olmasıda diğer bir varyasyon olarak (6,17-20) bildirilmiştir. Ayrıca a. vertebralis’in bilateral olarak arcus aortadan (18,19) ve a. carotis communis’ten (23) çıkış varyasyonları literarürde yer almaktadır. MDBT angiographi Son yıllarda yapılan çalışmalarda arcus aortanın ve terminal intracranial dallarının değerlendirilmesinde sıklıkla uygulanmaya başlanmıştır. Non invaziv olması, vasküler yapıları çok iyi kalibrasyonla göstermesi, kolayca daha güvenilir bir sonuca götürmesi ile geleneksel angiografiye tercih edilen altın standart bir tekniktir (3,13,24). Baş, boyun bölgesine ve toraks’a ait arteriyel paternlerin iyi bilinmesi acil müdahele gerektiren durumlarda ve kardiyo-torasik cerrahi prosedürlerinde önemli yer tutmaktadır. MATERYAL METOD Bu çalışma; Necmettin Erbakan Üniversitesi, Meram Tıp Fakültesi Radyodiagnostik Anabilim Dalı’na bilgisayarlı tomografi (BT) anjiografi için başvuran hastalar üzerinde yapıldı. Çalışmamız herhangi bir vasküler patolojisi olmayan, 31-86 yaş arasında 64 erkek ve 32 kadın hastaya ait (96 sağ, 96 sol) toplam 192 adet multidedektör bilgisayarlı tomografi (MDBT) anjiografi yöntemi ile elde edilmiş görüntüler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın ilk etabında; daha önce hastaneye başvurmuş ve 64 kesitli MDBT (Siemens Somatom Sensation, Erlanger, Almanya, 2005) ile a. vertebralis’e ait görüntüler elde edilmiş hastalar tespit edildi. Daha sonra arteriyel yapıların anatomik açıdan değerlendirilmesi için uygun olabilecek; sagittal, koronal ve aksiyal plandaki görüntüler tespit edilerek morfolojik değerlendirme ve morfometrik ölçümler yapıldı. Tüm örneklere ait anatomik varyasyonlar kayıt altına alındı. A. vertebralis’e ait iç çaplar ölçüldü. Ayrıca a. vertebralis’in a. subclavia’dan orjinin hangi vertebra seviyesine isabet ettiği tespit edilerek sıklığı değerlendirildi. Ancak varyasyon tespit edilen vakalar vertebral seviyeler genel insidansa katılmadı. BULGULAR Çalışmamızda a. vertebralis’in a. subclavia’dan orjin seviyesinin erkeklerde en fazla Th1-2 vertebra, kadınlarda ise Th1 vertebra’dan olduğu tespit edildi (Tablo 1). Multidedektör BT anjiografi yöntemi ile elde edilen görüntülerde A. vertebralis’e ait altı farklı vakada varyasyon gözlendi. Literatürde en sık gözlenen varyasyon tipi olan A. vertebralis’in arcus aortadan köken alması, dört vakada tespit edildi. A. vertebralis’in bir vakada olmadığı, bir vakada da a. carotis communis’ten köken aldığı gözlendi. 59 yaşındaki bir kadında sol a. vertebralis’in arcus aortadan a. carotis communis sinistra ile a. subclavia sinistra arasından orjin aldığı tespit edildi. İç çapı 3,33 mm ölçüldü. Sol a. vertebralis’in, a. subclavia dextra’dan Th1-2 seviyesinde ayrılan iç çapı 2,84 mm olan sağ a. vertebralis’le kafa tabanında birleşerek a. basilarisi oluşturduğu görüldü. Benzer tip varyasyon 72 yaşında bir erkek vakada tespit edildi. İç çapı 4,31 mm olan sol a. vertebralis Th3-4 vertebra seviyesinden orjin alıyordu. Sol A. vertebralis’in A. subclavia dextra’dan Th1- 2 seviyesinde ayrılan, iç çapı 4,02 mm ölçülen sağ a. vertebralis’le kafa tabanında birleştiği tespit edildi (Resim 1). Sol a. vertebralis’in (iç çapı 3,65 mm) arcus aortadan köken aldığı bir diğer varyasyon 79 yaş erkek vakada görüldü. A. vertebralis Th3 vertebra seviyesinde a. carotis communis sinistra ile a. subclavia sinistra arasından ayrılarak; Th1 vertebra seviyesinde a. subclavia dextra’dan çıkan sağ a. vertebralis (iç çapı 3,69 mm) ile birleşip kafa tabanında a. basillaris’i oluşturuyordu. İç çapı 4,1 mm ölçülen sol a. vertebralis’in, arcus aortadan aynı Ulusoy ve ark. Düzce Tıp Fakültesi Dergisi 2014; 16(3): 9-12 10 Tablo 1: Arteria vertebralis (AV)’in vertebralara göre orjin seviyeleri ve her iki cinste görülme sıklıkları. Resim 1: Sol A. vertebralis’in A. subclavia sinistra ve A. carotis communis sinistra arasından orgin alması. Resim 2: Sağ A. vertebralis’in A. carotis communis dextra’- dan orjin alması. Büyük ok: A. vertebalis dextra, küçük ok: A. carotis communis dextra. kök halinde çıkan turuncus brachiocephalicus ve a. carotis communis sinistra ile a. subclavia sinistra arasından Th2-3 vertebra seviyesinde orjin aldığı görüldü. Bu varyasyonun görüldüğü vaka 49 yaşındaki kadın hasta idi. Sağ a. vertebralis (iç çapı 4,64 mm) sağ a. subclavia’dan Th1 seviyesinde çıkarak normal seyrini tamamladığı tespit edildi. Diğer görülen varyasyon tipinde sağ a. vertebralis Th1 vertebra seviyesinde a. carotis communis dextra’dan orjin alıp C4 vertebra’nın foramen transversarium’undan girerek kafa tabanına ulaşıyordu. 59 yaşındaki kadın vakanın sol a. vertebralis’i ise Th1 vertebra seviyesinde a. subclavia sinistra’dan orjin alarak normal anatomik seyirle kafa tabanına ulaşıyordu. Her iki a. vertebralis birleşerek a. basillaris’i oluşturduğu tespit edildi. Sağ a. vertebralis’in iç çapı 4,24 mm, sol a. vertebralis’in iç çapı 2,63 mm ölçüldü (Resim 2). Oldukça nadir bir varyasyonun gözlendiği bir diğer vakada 65 yaşındaki bir kadında sol a. vertebralis’in olmadığı, sağ a. vertebralis’in C7-Th1 vertebra seviyesinden sağ a. subclavia’dan orjin alıp C6 vertebra foramen transversarium’undan girerek kafa tabanında tek başına a. basillaris’i oluşturduğu tespit edildi. Sağ a. vertebralis’in iç çapı 4,40 mm ölçüldü (Resim 3). TARTIŞMA Son zamanlarda yapılan MDBT angiografi çalışmalarında A. vertebralis’in varyasyonları sıklıkla tanımlanmıştır. A. vertebralis’in varyasyonları; konjenital yokluğu, aberrant a. vertebralis, servikal vertebralara giriş yerindeki (6, 25-27) ve orjin yerindeki varyasyonları olarak tanımlanmıştır (4,6,7,12-19,21). Bu varyasyonlar a. vertebralis anevrizmaları ve duplikasyonları ile birlikte olabilir (16,18-20,25). Literatürde a. vertebralis’in orjin yerinin çok çeşitli varyasyon gösterdiği bildirilmiştir. Arcus aorta, a. carotis communis, a. carotis communis externa ve interna’dan a.vertebralis’in orjin alabildiğini gösteren kadavra, geniş otopsi seri çalışmaları ve MDBT angiographi, MR angiographi çalışmaları bulunmaktadır (6,29,30). Sol a. vertebralis’in a.carotis communis sinistra ve a.subclavia sinistra arasından arcus aortadan kaynaklandığını bildiren BT angiographi çalışmaları bu varyasyonun prevalansını % 4.1- % 6.1 olarak vermişlerdir (6,13-16). Bizim çalışmamızda bu varyasyona dört vakada (49 ve 59 yaşında kadın, 72 ve 79 yaşında erkek) (% 4.1) rastlandı. Bu vakalardan 49 yaşında ki kadında a. vertebralis’in arcus aortadan aynı kök halinde çıkan turuncus brachiocephalicus ve a. carotis communis sinistra ile a. subclavia sinistra arasından orjin aldığı tespit edildi. Bu vakada arcus aortada oldukça az rastlanan ikili varyasyon görüldü. Uchino ve ark. (6) çalışmalarında 2287 vakanın birinde sağ a. vertebralis’in a. carotis communis dextra’dan orjin aldığını bildirmişler. Jakanani ve ark.(13) göğüs BT çalışmalarında aynı varyasyonu 861 vakanın birinde tespit etmişlerdir. Ka-Tak ve ark. (4), Lemke ve ark. (12), Park ve ark. (21), ve Ishihara ve ark. (29) yaptıkları vaka çalışmalarında sağ a. vertebralis’in a. carotis communis dextra’dan orjin aldığı vakaları bildirmişlerdir. Bizim çalışmamızda bu varyasyona (59 yaşında kadın) bir vakada rastlandı (%1). Kao ve ark.(31) BT angiographi vaka çalışmalarında çok nadir bir varyasyon olan a. vertebralis’in tek taraflı olarak yokluğunu tespit etmişlerdir. Tuncer ve ark.(32) MR angiographi çalışmalarında pulsatil kulak çınlaması olan 74 yaşında bir kadında tek taraflı olarak a. vertebralis’in olmadığını bildirmişlerdir. Xie ve ark.(33) yine MR angiographi çalışmalarında 45 yaşında bir kadın vakada a. vertebralis’in olmadığını görmüşlerdir. Bu varyasyonla ilgili angiographi, kadavra ve otopsi çalışmalarına da rastlanmaktadır (34,35) Bizde MDBT angiographi çalışmamızda 65 yaşında bir kadın vakada bu varyasyona rastladık. Son zamanlarda hızla gelişen MDBT angiographi sayesinde yaşayan insanlarda damarsal varyasyonların tespit edilmesi kolaylaşmıştır. Bu da vertebrobasiler yetmezlik semptomlarının açıklanmasını sağlamıştır. Türk toplumuna ait a. vertebralis’in orjin varyasyonları ve orjin düzeylerini araştırdığımız bu çalışmada vertebral arterlere ait önemli varyasyonlar tespit edildi. Elde edilen bulguların radyologlara, kardiyovasküler ve göğüs cerrahlarına gerek tanı gerekse cerrahi girişimlerde önemli katkıda bulunacağını düşünmekteyiz. KAYNAKLAR 1. Arıncı K, Elhan A. Anatomi, 2 Cilt. 4. Baskı. Ankara: Güneş Kitabevi. 2006;40. 2. Eskander MS, Drew JM, Aubin ME, Marvin J, Franklin PD, Eck JC, Patel N, Boyle K, Connolly PJ. Vertebral Artery Anatomy A Review of Two Hundred Fifty Magnetic Düzce Tıp Fakültesi Dergisi 2014; 16(3): 9-12 11 Resim 3: Sol a. vertebralis’in yokluğu. A: Kafatabanında a. basillarisin oluşumunu gösteren MDBT görüntüsü. Ok: sağ a. vertebralis. B. Lateral baş boyun MDBT görüntüsü: sol a. vertebralis görülmemekte. Ulusoy ve ark. Resonance Imaging Scans. Spine. 2010;35:2035-2040. 3. Sanelli PC, Tong S, Gonzalez RG, Eskey CJ. Normal Variation of Vertebral Artery on CT Angiography and Its Implications for Diagnosis of Acquired Pathology. Journal of Computer Assisted Tomography. 2002;26(3):462-470. 4. Ka-Tak W, W. M. Lam W, C. H. Yu S. MDCT of an Aberrant Right Subclavian Artery and of Bilateral Vertebral Arteries with Anomalous Origins. AJR. 2007;188:274-275. 5. Güvençer M, Erdal AC, Tetik S. Arteria Vertebralis V1 Segmentinin Anatomik Özellikleri ve Cerrahi Önemi. DEÜ Tıp Fakültesi Dergisi. 2004;18(1):15-25. 6. Uchino A, Saito N, Takahashi M, Okada Y, Kozawa E, Nishi N, Mizukoshi W, Nakajima R, Watanabe Y. Variations in the origin of the vertebral artery and its level of entry into the transverse foramen diagnosed by CT angiography. Neuroradiology. 2013;55:585-594. 7. Goray VB, Joshi AR, Garg A, Merchant S, Yadav B, Maheshwari P. Aortic Arch Variation: A Unique Case with Anomalous Origin of Both Vertebral Arteries as Additional Branches of the Aortic Arch Distal to Left Subclavian Artery. AJNR Am J Neuroradiol. 2005;26:93-95. 8. Karcaaltincaba M, Haliloglu M, Ozkan E, Kocak M, Akinci D, Ariyurek M. Non-invasive imaging of aberrant right subclavian artery pathologies and aberrant right vertebral artery. Br J Radiol. 2009;82:73-78. 9. Albayram S, Gailloud P, Wasserman BA. Bilateral arch origin of the vertebral arteries. Am J Neuroradiol. 2002;23:455-458. 10.Sikka A, Jain A. Bilateral Variation in the Origin and Course of the Vertebral Artery. Anatomy Research Int. 2012; 1-3. 11.Wasserman BA, Mikulis DJ, Manzione JV. Origin of the right vertebral artery from the left side of the aortic arch proximal to the origin of the left subclavian artery. Am J Neuroradiol. 1992;13:355-358. 12.Lemke AJ, Benndorf G, Liebig T, Felix R. Anomalous origin of the right vertebral artery: review of the literature and case report of right vertebral artery origin distal to the left subclavian artery. Am J Neuroradiol. 1999;20:1318-1321. 13.Jakanani GC, Adair W. Frequency of variations in aortic arch anatomy depicted on multidetector CT. Clin Radiol. 2010;65:481-487. 14.Berko NS, Jain VR, Godelman A, Stein EG, Ghosh S, Haramati LB Variants and anomalies of thoracic vasculature on computed tomographic angiography in adults. J Comput Assist Tomogr. 2009;33:523-528. 15.Müller M, Schmitz BL, Pauls S, Schick M, Röhrer S, Kapapa T, Schlötzer W Variations of the aortic arch-a study on the most common branching patterns. Acta Radiol. 2011;52:738- 742. 16.Meila D, Tysiac M, Petersen M, Theisen O, Wetter A, Mangold A, Schlunz-Hendann M, Papke K, Brassel F, Berenstein A. Origin and Course of the Extracranial Vertebral Artery: CTA Findings and Embryologic Considerations. Clin Neuroradiol. 2012;22:327-333. 17.Oğuz B, Yigit AE, Karlı Oğuz K, Haliloğlu M. MDCT angiography of right-sided aortic arch with aberrant left subclavian artery and duplicated left vertebral artery. International Journal of Anatomical Variations. 2010;3:15-18. 18.Al-Okaili R, Schwartz ED. Bilateral aortic origins of the vertebral arteries with right vertebral artery arising distal to left subclavian artery: case report. Surg Neurol. 2007;67:174- 176. 19.Karcaaltincaba M, Strottman J, Washington L. Multidetectorrow CT angiographic findings in the bilateral aortic arch origin of the vertebral arteries. AJNR Am J Neuroradiol. 2003;24:157. 20.Mahmutyazicioglu K, Sarac K¸ Ayhan Boluk, Kutlu R. Duplicate Origin of Left Vertebral Artery with Thrombosis at the Origin: Color Doppler Sonography and CT Angiography Findings. Journal of Clinical Ultrasound. 1998;26(6):323-325. 21.Park JK, Kim SH, Kim BS, Choi G. Two Cases of Aberrant Right Subclavian Artery and Right Vertebral Artery that Originated from the Right Common Carotid Artery. 22.Strub WM, Leach JL, Tomsick TA. Left Vertebral Artery Origin from the Thyrocervical Trunk: A Unique Vascular Variant. AJNR Am J Neuroradiol. 2006;27:1155-56. 23.Chen CJ, Wang LJ, Wong YC. Abnormal Origin of the Vertebral Artery from the Common Carotid Artery. AJNR Am J Neuroradiol. 1998;19:1414-1416. 24.Dimmick SJ, Faulder KC. Normal Variants of the Cerebral Circulation at Multidetector CTAngiography. RadioGraphics. 2009;29:1027-1043. 25.Vaiman M, Beckerman I. Importance of preoperative detection of vertebral artery anomalies in neck surgery. ANZ J Surg. 2011;81;164-167. 26.Duan S, Lv S, Ye F, Lin Q. Imaging anatomy and variation of vertebral artery and bone structure at craniocervical junction. Eur Spine J. 2009;18:1102-1108. 27.Hong JT, Park DK, Lee MJ, Kim SW, An HS. Anatomical variations of the vertebral artery segment in the lower cervical spine: analysis by three-dimensional computed tomography angiography. Spine. 2008;33:2422-6. 28.Satti SR, Cerniglia CA, Koenigsberg RA. Cervical vertebral artery variations: an anatomic study. AJNR Am J Neuroradiol. 2007;28:976-980. 29.Ishihara H, San Millán Ruíz D, Abdo G, Asakura F, Yilmaz H, Lovblad KO, Rüfenacht DA. Combination of Rare Right Arterial Variation with Anomalous Origins of the Vertebral Artery, Aberrant Subclavian Artery and Persistent Trigeminal Artery A Case Report. Interventional Neuroradiology. 2011;17:339-342. 30.Uchino A, Saito N, Takeyuki W, Okada Y, Kozawa E, Nishi N, Mizukoshi W, Inoue K, Nakajima R Takahashi M. Vertebral artery variations at the C1-2 level diagnosed by magnetic resonance angiography. Neuroradiology. 2012;54:19-23. 31.Kao CL, Kuei-Ton Tsai, Jen-Ping Chang. Large Extracranial Vertebral Aneurysm with Absent Contralateral Vertebral Artery. Tex Heart Inst J. 2003;30:134-6. 32.Tuncer MC, Akgül YH, Karabulut Ö. MR Angiography Imaging of Absence Vertebral Artery Causing of Pulsatile Tinnitus: A Case Report. Int. J. Morphol. 2010;28(2):357-363. 33.Xie T, Zhang X.B, Li QP, Zhu W, Zhou H, Gu Y. Hemifacial spasm patient with ipsilateral total absence of common carotid artery, vertebral artery and aneurysm of the contralateral internal carotid artery. Surg Radiol Anat. 2010;32: 707-710. 34.Woodcock RJ, Cloft HJ, Dion JE. Bilateral Type 1 Proatlantal Arteries with Absence of Vertebral Arteries. AJNR Am J Neuroradiol 2001;22:418-420. 35.Vaiman M, Beckerman I, Eviatar E. Detection of anomalous vertebral arteries by ultrasound as an alternative to radiological methods. Eur Arch Otorhinolaryngol. 2011;268:1813-1816. Düzce Tıp Fakültesi Dergisi 2014; 16(3): 9-12 12 Ulusoy ve ark.

Amaç akciğer kanserini önlemek

SÜ Meram Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı, Türk Toraks Radyolojisi ve Türk Toraks Derneği İç Anadolu Şubesi tarafından ortaklaşa düzenlenen Toraks Radyolojisi Konya Toplantısı Dedaman Otelde gerçekleştirildi
Toplumda yaygınlaşan akciğer hastalıklarını önlemek amacıyla düzenlenen toplantıya Meram Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Gökbel, Türk Toraks Radyolojisi Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Atasoy, Türk Toraks Derneği İç Anadolu Şube Başkanı Prof. Dr. Kürşat Uzun ve 100’e yakın akademisyen katıldı. Çocuk, İç ve Göğüs Hastalıkları Bölümleri, Kalp – Damar Cerrahisi ve Radyoloji anabilim dalları öğretim üyelerinin katıldığı toplantıda, Toraks radyolojisinde uygulanan yöntemler ve bu alanda ülkemizdeki son gelişmeler hakkında katılımcılara bilgi verildi. Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden gelen 7 akademisyen tarafından 4 oturumda gerçekleşen toplantıda akciğer radyografisi, çocuklarda akciğer enfeksiyonları, akciğer ödemi, doku hastalıkları ve aorta hastalıkları konuları ele alındı. Türkiye’de radyoloji bilim dalında tanı yöntemleri ile ilgili çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Toplantı Başkanı Prof. Dr. Kemal Ödev, “Toplumumuzda sigara tüketiminin yaygın olması ve hava kirliği nedeniyle akciğer hastalıkları giderek yaygınlaşmaya başladı. Ancak gerek akciğer infeksiyon hastalıkları gerek ise akciğer kanseri gibi patolojilerin tanısında da önemli mesafeler kat edildi. Bugünkü toplantımız da bu alanlarda yapılan son gelişmeler hakkında bilgi vermek ve bu alanda çalışan akademisyenlerimizi bir araya getirerek yaygınlaşan akciğer hastalıklarının önüne geçebilmeyi hedefliyoruz.” dedi. Meram Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Emin Sakarya ise, “Böyle bir toplantıya üniversite olarak ev sahipliği yapmak Ankara, Eskişehir, Ege, İstanbul gibi Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden akademisyenleri ağırlamak bizler için büyük bir mutluluk kaynağı. Bu toplantı, toraks radyolojisinde yaşanan son gelişmeler ve bu gelişmelerin duyurulması açısından çok önemli. Önümüzdeki dönemde İstanbul’da da gerçekleştirilecek toplantının Konya ayağının son derece başarılı geçeceğine inanıyorum” diye konuştu.

http://www.konyayenigun.com/guncel/amac-akciger-kanserini-onlemek-h20160.html

Radyoloji’de randevusuz dönem

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi, Radyoloji Bölümü’ne Türkiye’de sadece 2 hastanede bulunan son teknoloji ürünü 1 adet Emar cihazı satın aldı.
Cihazın hizmete girmesi ile Emar’da randevusuz sisteme geçildi. Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Emin Sakarya, 7 gün 24 saat çalışabilen kapasiteye sahip Emar cihazının, günlük 100 hastaya hizmet verdiğini söyledi. Dünyada Radyoloji teknolojisinin geldiği son noktaya ait özelliklere sahip olduğu belirtilen cihazın radyasyon riskini de ortadan kaldırdığı, hastalarının vücutlarını en ince ayrıntısına kadar tarayarak kısa sürede hastalığın teşhis ve tedavisinde hekimlere büyük kolaylık sağladığı ifade edildi.

EMAR’DA BEKLEME DÖNEMİ BİTTİ

Prof. Dr. Mehmet Emin Sakarya, “Mevcut ünitemiz son aylarda bölgenin ihtiyacına yeterince cevap veremez duruma gelmişti. Bu nedenle de hastalarımıza randevu verip, onları çekim için bekletmek zorunda kalıyorduk. Bu cihazımızın hizmete girmesi ile randevulu dönemi geride bıraktık. Artık hastalarımızın rutin çekimlerini günlük yapabiliyoruz. Türkiye’de sadece 2 hastanede bulunan cihazın 3’üncüsünü hastanemize kazandırdığımız için mutluyuz. Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Süleyman Okudan’a, Hastaneler Koordinatörümüz Prof. Dr. Ahmet Özkağnıcı’ya ve emeği geçen herkese teşekkür ederiz” dedi.
“RADYASYON RİSKİ YOK”
Son teknoloji ürünü cihazın birçok yeniliği de beraberinde getirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Sakarya, “Hastalarımızın çekimlerini artık 8-10 dakika gibi kısa sürede yapabiliyoruz. Sinir yollarını ve kas liflerini renkli olarak üstelik çok net şekilde görüntüleyebiliyoruz. Ayrıca işlem öncesi hastalarımıza ilaç vermeden çekim yapabiliyoruz. Üstelik bu hizmeti isteyen tüm hastalarımıza emsal hastanelere kıyasla düşük ücret karşılığında veriyoruz. Bu teknoloji, hastalarımız ve personelimizin sağlığı açısından çok önemli olan radyasyon riskini de tamamen ortadan kaldırıyor. 1 haftadır kullandığımız cihazımızla hizmet kalitemiz daha da arttı. Hekimlerimiz cihazın özellikleri nedeniyle kolaylıkla teşhis yapabilirken, erken tedaviye de başlanmış oluyor” diye konuştu.

http://www.memleket.com.tr/radyolojide-randevusuz-donem–91031h.htm

Sü Meram Tıp Fakültesi Radyoloji’de Randevusuz Dönem Başlattı

Selçuk Üniversitesi (Sü) Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde Randevusuz Dönem Başladı.
10 Şubat 2011 Perşembe 14:24

SÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Radyoloji Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Emin Sakarya, yaptığı yazılı açıklamada,Türkiye’de sadece 2 hastanede bulunan yeni bir MR cihazı satın aldıklarını, cihazın hizmete girmesiyle MR’da randevusuz sisteme geçtiklerini belirtti.

7 gün 24 saat çalışabilen MR cihazının günlük 100 hastaya hizmet verebildiğini ifade eden Sakarya, cihazın dünyada radyoloji teknolojisinin geldiği son noktaya ait özelliklere sahip olduğunu vurguladı.

Sakarya, cihazın radyasyon riskini ortadan kaldırdığını, hastaların vücutlarını en ince ayrıntısına kadar tarayarak hastalığın teşhis ve tedavisinde hekimlere büyük kolaylık sağladığını bildirdi.

Mevcut sistemin son aylarda bölgenin ihtiyacına cevap veremediğini dile getiren Sakarya, şunları kaydetti:

“Bu nedenle de hastalarımıza randevu verip, onları çekim için bekletmek zorunda kalıyorduk. Bu cihazın hizmete girmesiyle randevulu dönemi geride bıraktık. Artık hastalarımızın rutin çekimlerini günlük yapabiliyoruz. Türkiye’de sadece 2 hastanede bulunan cihazın 3’üncüsünü hastanemize kazandırdık. Son teknoloji ürünü cihaz birçok yeniliği de beraberinde getirdi. Hastalarımızın çekimlerini artık 8-10 dakika gibi kısa sürede yapabiliyoruz. Sinir yollarını ve kas liflerini renkli olarak üstelik çok net şekilde görüntüleyebiliyoruz. Ayrıca işlem öncesi hastalarımıza ilaç vermeden çekim yapabiliyoruz.”

– KONYA

https://www.haberler.com/su-meram-tip-fakultesi-radyoloji-de-randevusuz-2528356-haberi/

Radyoloji’de randevusuz dönem

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi, Radyoloji Bölümü’ne Türkiye’de sadece 2 hastanede bulunan son teknoloji ürünü 1 adet Emar cihazı satın aldı. Kaynak: Radyolojide randevusuz dönem

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi, Radyoloji Bölümü’ne Türkiye’de sadece 2 hastanede bulunan son teknoloji ürünü 1 adet Emar cihazı satın aldı. Cihazın hizmete girmesi ile Emar’da randevusuz sisteme geçildi. Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Emin Sakarya, 7 gün 24 saat çalışabilen kapasiteye sahip Emar cihazının, günlük 100 hastaya hizmet verdiğini söyledi. Dünyada Radyoloji teknolojisinin geldiği son noktaya ait özelliklere sahip olduğu belirtilen cihazın radyasyon riskini de ortadan kaldırdığı, hastalarının vücutlarını en ince ayrıntısına kadar tarayarak kısa sürede hastalığın teşhis ve tedavisinde hekimlere büyük kolaylık sağladığı ifade edildi. EMAR’DA BEKLEME DÖNEMİ BİTTİ Prof. Dr. Mehmet Emin Sakarya, “Mevcut ünitemiz son aylarda bölgenin ihtiyacına yeterince cevap veremez duruma gelmişti. Bu nedenle de hastalarımıza randevu verip, onları çekim için bekletmek zorunda kalıyorduk. Bu cihazımızın hizmete girmesi ile randevulu dönemi geride bıraktık. Artık hastalarımızın rutin çekimlerini günlük yapabiliyoruz. Türkiye’de sadece 2 hastanede bulunan cihazın 3’üncüsünü hastanemize kazandırdığımız için mutluyuz. Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Süleyman Okudan’a, Hastaneler Koordinatörümüz Prof. Dr. Ahmet Özkağnıcı’ya ve emeği geçen herkese teşekkür ederiz.” dedi. “RADYASYON RİSKİ YOK” Son teknoloji ürünü cihazın birçok yeniliği de beraberinde getirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Sakarya, “Hastalarımızın çekimlerini artık 8-10 dakika gibi kısa sürede yapabiliyoruz. Sinir yollarını ve kas liflerini renkli olarak üstelik çok net şekilde görüntüleyebiliyoruz. Ayrıca işlem öncesi hastalarımıza ilaç vermeden çekim yapabiliyoruz. Üstelik bu hizmeti isteyen tüm hastalarımıza emsal hastanelere kıyasla düşük ücret karşılığında veriyoruz. Bu teknoloji, hastalarımız ve personelimizin sağlığı açısından çok önemli olan radyasyon riskini de tamamen ortadan kaldırıyor. 1 haftadır kullandığımız cihazımızla hizmet kalitemiz daha da arttı. Hekimlerimiz cihazın özellikleri nedeniyle kolaylıkla teşhis yapabilirken, erken tedaviye de başlanmış oluyor. ” diye konuştu. konyahaber Kaynak: Radyolojide randevusuz dönem

http://www.konyahaber.com/radyolojide-randevusuz-donem-52544h.htm

Sü Meram Tıp Fakültesi Radyoloji’de Randevusuz Dönem Başlattı 7 yıl önce

Selçuk Üniversitesi (Sü) Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde Randevusuz Dönem Başladı.

Sü Meram Tıp Fakültesi Radyoloji’de Randevusuz Dönem Başlattı, System.String[] Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde randevusuz dönem başladı.SÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Radyoloji Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Emin Sakarya, yaptığı yazılı açıklamada,Türkiye’de sadece 2 hastanede bulunan yeni bir MR cihazı satın aldıklarını, cihazın hizmete girmesiyle MR’da randevusuz sisteme geçtiklerini belirtti.7 gün 24 saat çalışabilen MR cihazının günlük 100 hastaya hizmet verebildiğini ifade eden Sakarya, cihazın dünyada radyoloji teknolojisinin geldiği son noktaya ait özelliklere sahip olduğunu vurguladı.Sakarya, cihazın radyasyon riskini ortadan kaldırdığını, hastaların vücutlarını en ince ayrıntısına kadar tarayarak hastalığın teşhis ve tedavisinde hekimlere büyük kolaylık sağladığını bildirdi.Mevcut sistemin son aylarda bölgenin ihtiyacına cevap veremediğini dile getiren Sakarya, şunları kaydetti:”Bu nedenle de hastalarımıza randevu verip, onları çekim için bekletmek zorunda kalıyorduk. Bu cihazın hizmete girmesiyle randevulu dönemi geride bıraktık. Artık hastalarımızın rutin çekimlerini günlük yapabiliyoruz. Türkiye’de sadece 2 hastanede bulunan cihazın 3’üncüsünü hastanemize kazandırdık. Son teknoloji ürünü cihaz birçok yeniliği de beraberinde getirdi. Hastalarımızın çekimlerini artık 8-10 dakika gibi kısa sürede yapabiliyoruz. Sinir yollarını ve kas liflerini renkli olarak üstelik çok net şekilde görüntüleyebiliyoruz. Ayrıca işlem öncesi hastalarımıza ilaç vermeden çekim yapabiliyoruz.” – KONYA

https://www.sondakika.com/haber/haber-su-meram-tip-fakultesi-radyoloji-de-randevusuz-2528356/

Radyoloji’de randevusuz dönem

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Radyoloji Bölümü’ne Türkiye’de sadece 2 hastanede bulunan son teknoloji ürünü ’emar’ cihazı satın aldı. Cihazın hizmete girmesi ile emarda randevusuz sisteme geçildi.

Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Emin Sakarya, 7 gün 24 saat çalışabilen kapasiteye sahip emar cihazının, günlük 100 hastaya hizmet verdiğini söyledi. Dünyada radyoloji teknolojisinin geldiği son noktaya ait özelliklere sahip olduğu belirtilen cihazın radyasyon riskini de ortadan kaldırdığı, hastalarının vücutlarını en ince ayrıntısına kadar tarayarak kısa sürede hastalığın teşhis ve tedavisinde hekimlere büyük kolaylık sağladığı ifade edildi.

Prof. Dr. Mehmet Emin Sakarya, “Mevcut ünitemiz son aylarda bölgenin ihtiyacına yeterince cevap veremez duruma gelmişti. Bu nedenle de hastalarımıza randevu verip, onları çekim için bekletmek zorunda kalıyorduk. Bu cihazımızın hizmete girmesi ile randevulu dönemi geride bıraktık. Artık hastalarımızın rutin çekimlerini günlük yapabiliyoruz. Türkiye’de sadece 2 hastanede bulunan cihazın 3’üncüsünü hastanemize kazandırdığımız için mutluyuz. Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Süleyman Okudan’a, Hastaneler Koordinatörümüz Prof. Dr. Ahmet Özkağnıcı’ya ve emeği geçen herkese teşekkür ederiz.” dedi.

Son teknoloji ürünü cihazın birçok yeniliği de beraberinde getirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Sakarya, “Hastalarımızın çekimlerini artık 8- 10 dakika gibi kısa sürede yapabiliyoruz. Sinir yollarını ve kas liflerini renkli olarak üstelik çok net şekilde görüntüleyebiliyoruz. Ayrıca işlem öncesi hastalarımıza ilaç vermeden çekim yapabiliyoruz. Üstelik bu hizmeti isteyen tüm hastalarımıza emsal hastanelere kıyasla düşük ücret karşılığında veriyoruz. Bu teknoloji, hastalarımız ve personelimizin sağlığı açısından çok önemli olan radyasyon riskini de tamamen ortadan kaldırıyor. 1 haftadır kullandığımız cihazımızla hizmet kalitemiz daha da arttı. Hekimlerimiz cihazın özellikleri nedeniyle kolaylıkla teşhis yapabilirken, erken tedaviye de başlanmış oluyor.” diye konuştu.

https://www.medimagazin.com.tr/hekim/universiteler/tr-radyolojide-randevusuz-donem-2-15-33103.html

Meram Tıp’ta Toraks Radyolojisi ele alındı

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı, Türk Toraks Radyolojisi ve Türk Toraks Derneği İç Anadolu Şubesi tarafından ortaklaşa düzenlenen “Toraks Radyolojisi Konya Toplantısı” Dedaman Otel’de gerçekleştirildi. Kaynak: Meram Tıpta Toraks Radyolojisi ele alındı

Meram Tıp’ta Toraks Radyolojisi ele alındıSelçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı, Türk Toraks Radyolojisi ve Türk Toraks Derneği İç Anadolu Şubesi tarafından ortaklaşa düzenlenen “Toraks Radyolojisi Konya Toplantısı” Dedaman Otel’de gerçekleştirildi. A+A-

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı, Türk Toraks Radyolojisi ve Türk Toraks Derneği İç Anadolu Şubesi tarafından ortaklaşa düzenlenen “Toraks Radyolojisi Konya Toplantısı” Dedaman Otel’de gerçekleştirildi. Toplumda yaygınlaşan akciğer hastalıklarını önlemek amacıyla düzenlenen toplantıya Meram Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Gökbel, Türk Toraks Radyolojisi Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Atasoy, Türk Toraks Derneği İç Anadolu Şube Başkanı Prof. Dr. Kürşat Uzun ve 100’e yakın akademisyen katıldı. 7 AKADEMİSYEN 4 AYRI OTURUMDA BİLGİ VERDİ Çocuk, İç ve Göğüs Hastalıkları Bölümleri, Kalp – Damar Cerrahisi ve Radyoloji anabilim dalları öğretim üyelerinin katıldığı toplantıda, Toraks radyolojisinde uygulanan yöntemler ve bu alanda ülkemizdeki son gelişmeler hakkında katılımcılara bilgi verildi. Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden gelen 7 akademisyen tarafından 4 oturumda gerçekleşen toplantıda akciğer radyografisi, çocuklarda akciğer enfeksiyonları, akciğer ödemi, doku hastalıkları ve aorta hastalıkları konuları ele alındı. “AMACIMIZ AKCİĞER HASTALIKLARINI ÖNLEMEK” Türkiye’de radyoloji bilim dalında tanı yöntemleri ile ilgili çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Toplantı Başkanı Prof. Dr. Kemal Ödev, “Toplumumuzda sigara tüketiminin yaygın olması ve hava kirliği nedeniyle akciğer hastalıkları giderek yaygınlaşmaya başladı. Ancak gerek akciğer infeksiyon hastalıkları gerek ise akciğer kanseri gibi patolojilerin tanısında da önemli mesafeler kat edildi. Bugünkü toplantımız da bu alanlarda yapılan son gelişmeler hakkında bilgi vermek ve bu alanda çalışan akademisyenlerimizi bir araya getirerek yaygınlaşan akciğer hastalıklarının önüne geçebilmeyi hedefliyoruz.” dedi. Meram Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Emin Sakarya ise, “Böyle bir toplantıya üniversite olarak ev sahipliği yapmak Ankara, Eskişehir, Ege, İstanbul gibi Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden akademisyenleri ağırlamak bizler için büyük bir mutluluk kaynağı. Bu toplantı, toraks radyolojisinde yaşanan son gelişmeler ve bu gelişmelerin duyurulması açısından çok önemli. Önümüzdeki dönemde İstanbul’da da gerçekleştirilecek toplantının Konya ayağının son derece başarılı geçeceğine inanıyorum.” diye konuştu. Kaynak: Meram Tıpta Toraks Radyolojisi ele alındı

http://www.konyahaber.com/meram-tipta-toraks-radyolojisi-ele-alindi-49164h.htm

Amaç akciğer kanserini önlemek

SÜ Meram Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı, Türk Toraks Radyolojisi ve Türk Toraks Derneği İç Anadolu Şubesi tarafından ortaklaşa düzenlenen Toraks Radyolojisi Konya Toplantısı Dedaman Otelde gerçekleştirildi

Toplumda yaygınlaşan akciğer hastalıklarını önlemek amacıyla düzenlenen toplantıya Meram Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Gökbel, Türk Toraks Radyolojisi Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Atasoy, Türk Toraks Derneği İç Anadolu Şube Başkanı Prof. Dr. Kürşat Uzun ve 100’e yakın akademisyen katıldı. Çocuk, İç ve Göğüs Hastalıkları Bölümleri, Kalp – Damar Cerrahisi ve Radyoloji anabilim dalları öğretim üyelerinin katıldığı toplantıda, Toraks radyolojisinde uygulanan yöntemler ve bu alanda ülkemizdeki son gelişmeler hakkında katılımcılara bilgi verildi. Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden gelen 7 akademisyen tarafından 4 oturumda gerçekleşen toplantıda akciğer radyografisi, çocuklarda akciğer enfeksiyonları, akciğer ödemi, doku hastalıkları ve aorta hastalıkları konuları ele alındı. Türkiye’de radyoloji bilim dalında tanı yöntemleri ile ilgili çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Toplantı Başkanı Prof. Dr. Kemal Ödev, “Toplumumuzda sigara tüketiminin yaygın olması ve hava kirliği nedeniyle akciğer hastalıkları giderek yaygınlaşmaya başladı. Ancak gerek akciğer infeksiyon hastalıkları gerek ise akciğer kanseri gibi patolojilerin tanısında da önemli mesafeler kat edildi. Bugünkü toplantımız da bu alanlarda yapılan son gelişmeler hakkında bilgi vermek ve bu alanda çalışan akademisyenlerimizi bir araya getirerek yaygınlaşan akciğer hastalıklarının önüne geçebilmeyi hedefliyoruz.” dedi. Meram Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Emin Sakarya ise, “Böyle bir toplantıya üniversite olarak ev sahipliği yapmak Ankara, Eskişehir, Ege, İstanbul gibi Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden akademisyenleri ağırlamak bizler için büyük bir mutluluk kaynağı. Bu toplantı, toraks radyolojisinde yaşanan son gelişmeler ve bu gelişmelerin duyurulması açısından çok önemli. Önümüzdeki dönemde İstanbul’da da gerçekleştirilecek toplantının Konya ayağının son derece başarılı geçeceğine inanıyorum” diye konuştu.

http://www.konyayenigun.com/guncel/amac-akciger-kanserini-onlemek-h20160.html